2 Haziran 2024 Pazar

Gastro Show 2024, Türk Mutfağının Küresel Yolculuğu-Yılmaz Parlar

   Gastro Show 2024, Türk Mutfağının Küresel Yolculuğu

Türkiye'nin zengin ve çeşitli mutfak kültürünü dünyaya tanıtmayı amaçlayan önemli bir kuruluş olarak öne çıkan Başkanlığını Gürkan Boztepe’nin yaptığı Gastronomi Turizm Derneği (GTD), 30-31 mayıs tarihlerinde düzenlenen ve çok yoğun ilgi gören Gastro Show 2024 zirvesini, Turkuvaz Medya konferans salonunda gerçekleştirdi



 2015 yılında kurulan GTD, Türk mutfağının ulusal ve uluslararası arenada hak ettiği değeri görmesi için çalışıyor. Bu dernek, gastronomi turizmini teşvik ederek, yerel üreticilerden şeflere, restoranlardan turizm acentelerine kadar geniş bir yelpazede işbirlikleri geliştiriyor.

 GTD'nin en büyük başarılarından biri, Türkiye'nin her bölgesine özgü lezzetlerin tanıtımını yapması ve bu lezzetleri dünya gastronomi haritasına sokmasıdır.

 Dernek, düzenlediği etkinlikler ve festivallerle Türk mutfağının çeşitliliğini ve derinliğini gözler önüne seriyor.

 GTD'nin organize ettiği "Gastronomi Festivalleri" sadece yerel halkı değil, aynı zamanda uluslararası ziyaretçileri ve konuşmacılarıda de kendine çekiyor. Bu festivallerde, geleneksel tarifler modern dokunuşlarla yeniden yorumlanarak sunuluyor ve ziyaretçilere eşsiz bir deneyim yaşatılıyor.

 


Ayrıca GTD, eğitim programları ve seminerlerle gastronomi alanında bilgi ve beceri paylaşımını teşvik ediyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen şefler, gastronomi öğrencileri ve yemek tutkunları, bu programlar sayesinde hem yerel hem de uluslararası mutfak trendlerini öğrenme fırsatı buluyor.

Bu sayede, Türk mutfağına dair bilgi birikimi artarken, genç yeteneklerin de önünün açılması sağlanıyor.

GTD'nin vizyoner çalışmaları, Türk mutfağının sadece bir yemek kültürü olarak değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olarak benimsenmesine de katkıda bulunuyor.

 Dernek, sürdürülebilirlik ilkesiyle hareket ederek, yerel üreticilerin desteklenmesi ve geleneksel tarım yöntemlerinin korunması için projeler yürütüyor. Bu projeler, hem çevresel hem de ekonomik anlamda sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyor.



İzliyebildiğimiz paneller;

“Dünya’da Gastronomi Turizmi ve Türkiye Gücü” Moderatör, Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Aklin, panrlistler, Azerbaycan Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu Başkanı Tahir Amiraslanov, Rusya Restoranlar ve Otelciler Federasyonu Başkanı İgor Bukharov ve Dünya Gastronomi Derneği Başkanı Erik Wolf,

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, ve Şef Somer Sivrioğlu özel oturum

 “Uluslararası Mutfak ve Sokak Lezzetleri” panelinde, Esra Sinanoğlu moderatör, panelistler Develi Lokantası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Develi, Sabırtaşı Restoran Sahibi Mustafa Topçuoğlu ve Başyazıcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Başyazıcıoğlu,

 “Modern Türk Mutfağı” panelinde moderatör Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, panelistler Şef Murat Bozok, Günaydın Restoran Zinciri Kurucusu Cüneyt Asan ve Feriye Lokantası Şefi Birkan Erköylü,



“Sağlıklı Beslenme ve Dünyadaki İklim Değişikliğinin Yemeklere Etkisi” paneli, Çevre Mühendisi ve Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Efsun Dindar moderatör, Panelistler, Demsa Group Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan, INOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, Türk roman yazarı Sema Soykan ve Koçulu Peynircilik Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Koçulu,

“Gastronomi Turizmindeki Yeni Trendler” paneli, Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe moderatör, panelistler. Pronto Tur Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Gastronomi Yazarı-Kahve Uzmanı Cenk Girginol ve Espressobar Kurucu Ortağı Sam Çeviköz,

PanelLerdeki özet;

Günümüz dünyasında turizm sektörü, değişen tüketici tercihleri ve teknolojik yeniliklerle birlikte hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümün merkezinde ise gastronomi turizmi yer alıyor.

Ziyaretçiler artık yalnızca doğal güzellikler ve tarihi yapılarla yetinmiyor; aynı zamanda gittikleri yerlerin mutfak kültürünü keşfetmek, yerel lezzetlerin tadına bakmak istiyorlar. Bu bağlamda, gastronominin turizmdeki önemi giderek artarken, Türk kahvesi gibi yerel ve tarihi ürünlerin markalaştırılması büyük bir potansiyel taşıyor.

Gastronomi turizmi, seyahat edenlerin bir destinasyonu seçerken o bölgenin yiyecek ve içecek kültürünü deneyimleme arzularının ön plana çıkmasıyla şekilleniyor. Özellikle, Michelin yıldızlı restoranlardan sokak lezzetlerine kadar geniş bir yelpazede sunulan yiyecekler, turistlerin unutulmaz anılar biriktirmelerine yardımcı oluyor. Bu trend, aynı zamanda yerel ekonomilere de büyük katkılar sağlıyor. Çünkü gastronomi turizmi, bölgesel ürünlerin tanıtılmasını ve bu ürünlerin global pazarda yer edinmesini kolaylaştırıyor.

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe her zaman Michelin yıldızlı restoranlar gibi Türk mutfağı işletmelere bizim kendimizin onaylı marka tescilli olmasınının mücadelesini veriyor.



Türk Kahvesi: Bir Kültür Mirası

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe panelde yine Türk Kahvesinin önemini vurgulayan sorularla markalaşması gerektiğini panelde masaya yatırdı.

Türk kahvesi, Türkiye'nin zengin kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras olarak kabul edilen Türk kahvesi, hazırlama ve sunum ritüelleri ile diğer kahve türlerinden ayrılır. İnce çekilmiş kahve çekirdeklerinin cezve adı verilen özel bir kapta su ve şekerle kaynatılmasıyla hazırlanan bu kahve, köpüğü ve kendine has lezzeti ile tanınır.

Türk Kahvesinin Markalaştırılması

Türk kahvesinin global pazarda hak ettiği yere gelmesi için markalaştırma çalışmaları büyük önem taşıyor. İşte bu süreçte izlenebilecek bazı stratejiler:

Kalite Standartları ve Sertifikasyon: Türk kahvesinin kalitesini garanti altına almak için belirli standartlar ve sertifikasyon sistemleri oluşturulmalıdır. Bu, hem iç pazarda hem de dış pazarda güvenilirliği artıracaktır.

Kültürel Tanıtım: Türk kahvesinin tarihçesi ve kültürel önemi, etkili bir şekilde vurgulanmalıdır. Bu amaçla belgeseller, tanıtım filmleri ve sosyal medya kampanyaları kullanılabilir.

Uluslararası Etkinlikler: Kahve festivalleri ve fuarlarına katılım sağlanarak Türk kahvesinin dünya genelinde tanıtılması sağlanabilir. Ayrıca, uluslararası barista yarışmalarında Türk kahvesi kategorisi oluşturulabilir.

Turistik Deneyimler: Türkiye'de turistlere yönelik özel kahve atölyeleri ve tadım etkinlikleri düzenlenebilir. Bu etkinlikler, turistlerin Türk kahvesi kültürünü daha yakından tanımalarına ve deneyimlemelerine olanak tanır.

Pazarlama ve İhracat Stratejileri: Türk kahvesinin ambalaj tasarımı, hikayesi ve pazarlama stratejileri global pazarlara hitap edecek şekilde düzenlenmelidir. Online satış platformları ve yurtdışında kurulacak dağıtım ağları ile Türk kahvesi dünya çapında daha erişilebilir hale getirilebilir.

Turizmde yeni trendlerin başında gelen gastronomi turizmi, Türk kahvesi gibi yerel ve kültürel değerlerin ön plana çıkmasına büyük katkı sağlamaktadır. Türk kahvesinin markalaştırılması, hem Türkiye'nin kültürel mirasını koruyacak hem de ekonomiye yeni bir dinamizm kazandıracaktır. Bu hedeflere ulaşmak için stratejik adımlar atılmalı ve global pazarlarda Türk kahvesinin tanınırlığı artırılmalıdır. Bu sayede, Türk kahvesi sadece bir içecek olmaktan çıkarak, dünya çapında bir marka haline gelecektir.



Gastro Show 2024 zirvede konuşmacılar Listesi;

Mehmet Nuri Ersoy (T.C. Kültür ve Turizm Bakanı ), Erik Wolf (Dünya Gastronomi Derneği Başkanı),Chantal Cooke (Seyahat Yazarı), Ali Onaran (Pronto Tur Yönetim Kurulu Başkanı), Bülent Akarcalı (Eski T.C. Kültür ve Turizm Bakanı), Cenk Girginol (Kahve Uzmanı), Davut Gül (T.C. İstanbul Valisi), Demet Sabancı Çetindoğan (Demsa Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili), Doç.Dr.Efsun Dindar (Çevre Doğa ve Sağlık Komitesi Başkanı), Fatma Şahin (Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı) Hakan Meriçliler (Oyuncu), İlhan Koçulu (Koçulu Peynircilik), Murat Kolbaşı (Arzum Genel Müdürü), Nuri Develi (Develi Restoran), Özlem Bozkurt Gevrek (T.C. İstanbul Vali Yardımcısı), Sema Soykan (Araştırmacı-Yazar), Tamer Levent (Sanat Yönetmeni), Vehbi Varlık (Inoksan Yönetim Kurulu Üyesi), Funda Karayel (Gazeteci), Birkan Erköylü ( Feriye Lokanta Şefi), Cüneyt Asan (Günaydın Et Kurucu Ortağı), Murat Bozok (Şef), Somer Sivrioğlu (Şef), Umut Karakuş (Muuto Şef), Nadir Alpaslan (T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı), Igor Bukharov (Rusya Restoranlar ve Otelciler Federasyonu Başkanı), Prof.Dr. Emre Aklin (Topkapı Üniversitesi Rektörü),

Murat Başyazıcıoğlu (Sabırtaşı Restoran), Birkan Erköylü, Sema Soykan (Araştırmacı-Yazar), İlhan Koçulu (Koçulu Peynircilik), Ali Onaran (Pronto Tur Yönetim Kurulu Başkanı), Murat Kolbaşı (Arzum ),

Cenk Girginol (Kahve Uzmanı), Sam Çeviköz (Moc Coffee), Turgay Bucak (İzmir Aşçılar Derneği Başkanı ), Cem Tanır (Hepsiburada), Tahir Amiraslanov (Azerbaycan Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu Başkanı ), Mustafa Topçuoğlu (Sabırtaşı Restoran İçli Köfte), Murat Başyazıcıoğlu  (Başyazıcı Et), Çiğdem Seferoğlu (Şef), Serdar İzbeli (İzbeli Çiftliği ), Osman Sağdiç (Meat Burger), Yusuf Mayda  (Crowne Plaza Genel Müdürü), Cem Polatoğlu (Tur Andiamo),

 İki gün süren zirve sonrasındaki Gastro Show 2024 mükemmel bir organizasyonla ve hiperaktif olarak gerçekleşti.

 yilmazparlar@yahoo.com

20 Nisan 2024 Cumartesi

2024-Çek Food Festivali-Yılmaz Parlar

Çek Tatların Buluşması

Çek Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu, “Czech Food Festival” adıyla Lezzet Dolu Bir Şölene Ev Sahipliği Yaptı,



Slovak Mutfağının Lezzetleri, Slovakya'nın zengin mutfağı, dağların tadını ve tarihini yansıtır.

İstanbul'un kültürel çeşitliliği, bu kez Çek mutfağının enfes lezzetleriyle buluştu. Çek İstanbul Konsolosluğu, birbirinden lezzetli yemekleriyle dikkat çeken bir yiyecek festivaline ev sahipliği yaptı. ÇEK Food Festival adıyla 18-20 Nisan 2024 tarihleri arasında  düzenlenen etkinlik, lezzet tutkunlarını bir araya getirirken, birbirinden özgün Çek ve Slovak yemekleriyle damakları şenlendirdi.



Çek Mutfağı, Tarihin Lezzet Dolu İzleri

Çek'in zengin kültürel mirası, tarih boyunca pek çok medeniyetin etkisi altında kalarak muhteşem bir mutfak ortaya çıkardı. Bugün, bu lezzetli miras, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlayarak dünya mutfak sahnesinde kendine sağlam bir yer ediniyor.



Çek Cumhuriyeti 'nin eşsiz lezzetleri, gastronomi dünyasında yeni bir heyecan dalgası yaratdı.

Bohemya'nın mistik atmosferinden Moravya'nın sıcaklığına kadar uzanan bu topraklarda, birbirinden enfes yemeklerle dolu Festival Lezzet Dolu Bir Macera yaşatdı.

Çek mutfağı, tarih ve kültürle harmanlanmış benzersiz lezzetler sunarak dünyada büyük bir hayran kitlesi edinmiştir. Bu yemekler, geçmişin izlerini bugüne taşıyan birer lezzet şölenidir ve her lokma, bu muhteşem coğrafyanın zenginliğini keşfetme fırsatı sunar

Çek Gastronomi Food Festivali, sadece yemeklerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda müzik, dans ve sanatın da bir araya geldiği renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı.

Çek mutfağı, tarih ve kültürün zengin mirasıyla harmanlanarak ortaya çıkmıştır. Bu mutfağın belki de en bilinen lezzeti, nefis bir aroma ve sulu bir dokuyla dikkat çeken gulaş  yemeğidir. Et ve sebzelerin bir araya geldiği bu lezzetli yemek, adeta bir ziyafet sunar.



Çek Mutfağına Lezzetli Bir Bakış

Çek Cumhuriyeti 'nin yemek kültürü, taze ve yerel malzemelerin kullanımıyla öne çıkıyor. Ülkenin her bölgesinde farklı lezzetler bulunsa da, genel olarak et ve patates ağırlıklı bir mutfakla karşılaşıyoruz. Bununla birlikte, sebzelerin ve çeşitli tahılların da önemli bir yeri var. Geleneksel olarak, Çek yemekleri doyurucu ve lezzetli olmalarıyla bilinir.



Festivalde, gulaşın doyurucu tadı, kachena'nın eşsiz aroması ve svichkova'nın lezzetiyle buluşturdu

Çek Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu'nun düzenlediği yemek festivali, ülkenin damak tadını keşfetmek isteyenler için bir fırsat sundu.

Çek mutfağının belki de en popüler en ikonik yemeği, svíchkova soslu dana etidir. Bu yemek, ince dilimlenmiş bonfile et, kremalı bir sos, yanında knedliky adı verilen bir çeşit patates veya ekmek topuyla kızılcık sosu ile sunulur. Hatta Çekler arasında ana yemeklerin kraliçesi olarak da bilinirmiş Svíchkova

Bunun dışında, gulaş da Çek mutfağının vazgeçilmezlerinden biridir. Bu, koyu et yahnisi türünde bir yemektir ve genellikle sıcak bir ekmeğin veya patatesin üzerine servis edilir

Ekstra karakterli geleneksel gulaş sosuna koyu, canlı bir kırmızı renk veren, kırmızı biber yığınlarıyla cesurca tatlandırılan, yavaş pişirilen bir sığır çorbası veya güvecidir.

Bu bir güveç mi? Çorba mı? Et suyu miktarı ve içindeki maddeler açısından ikisi arasında bir nevi yatıyor. Geleneksel Gulaş'ta dikkat çeken bir şey de et suyunun güveçte düşündüğünüzden daha ince olması ve un veya kremayla koyulaştırılmamasıdır.



Tatlıların Zaferi

Tatlılara gelince, Tatlı severler için Çek tam bir cennettir. Trdelník, sokak lezzetlerinin vazgeçilmezi olan, bir çörek çeşididir. Bu, dışı çıtır çıtır içi yumuşacık bir hamurun döner şeklinde pişirilmesiyle elde edilir ve genellikle tarçın veya ceviz ile servis edilir. Ayrıca Kolace meyveli bir sevilen tatlıdır



 Bohemya'nın Harika Bira Kültürü

Bira severlerinin favorisi Budweiser Budvar. Çek, dünya çapında ünlü bir bira kültürüne sahiptir. Bohemya bölgesinde üretilen biralar, uzun bir tarihe dayanan geleneksel üretim teknikleriyle ünlüdür.

ÇEK Food festivali, hem lezzet dolu bir gün geçirmek isteyen İstanbulluları hem de farklı kültürleri keşfetmek isteyenleri bir araya getirerek unutulmaz bir deneyim yaşattı. 

yilmazparlar@yahoo.com

18 Mart 2024 Pazartesi

Hatay Mutfağı, Lezzetlerin Başkenti-Yılmaz Parlar

  Hatay Mutfağı, Lezzetlerin Başkenti

Hatay Mutfağı, Tarih Ve Kültürle Harmanlanmış Bir Mutfaktır

Türkiye'nin güneyinde, tarihin derin izlerini taşıyan Hatay bölgesi, sadece tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, aynı zamanda damak tadına hitap eden eşsiz mutfağıyla da dikkat çekmektedir.



Hatay mutfağı, Türk mutfağının en zengin ve özgün bölgelerinden biridir. Tarihi ve kültürel geçmişinin yansımalarını lezzetli yemekleriyle sunan Hatay, bir gastronomi cennetidir. Zengin ve çeşitli lezzetleriyle gastronomi dünyasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.



Hatay mutfağının temel özelliklerinden biri, çeşitli medeniyetlerin etkisinde kalmış olmasıdır. Akdeniz, Arap, Hint ve Anadolu mutfaklarının birleştiği Türk, Yahudi, Ermeni ve Süryani gibi farklı kültürlerden izler bulunan bu etkileşim, Hatay mutfağını diğer bölgelerden ayıran unsurların başında gelir. Bu kültürlerin birleşimiyle ortaya çıkan yemekler, özgün ve lezzetli tatlar sunar. Birbirinden lezzetli yemekleriyle herkesin damak zevkine hitap eder. Herkesi kendine hayran bırakan bir deneyim sunar



Hatay'ın eşsiz coğrafyası ve iklimi, çeşitli tarım ürünlerinin yetişmesine olanak sağlayarak, mutfak kültürünün zenginleşmesine katkıda bulunmuştur.

Bu nedenle Hatay mutfağı, hem Türkiye'nin hem de dünyanın en iyi mutfakları arasında yer almayı hak eder.



Coğrafi konumunun etkisiyle birçok kültürü barındıran ve sentezleyen bir yapıya sahip Hatay mutfağını tanıtan “Tennurden Ditse” belgeseli,  Başkanlığını Fahir Semir Abacı’nın yaptığı Hatay Dayanışma Derneğin ev sahipliğinde, Başkanlığını Gürkan Boztepe’nin yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği üyelere gösterildi. Belgesel sonrası Konuşmacılar, Akdeniz'in taze ürünleri, Orta Doğu'nun baharatları ve yöresel malzemelerin buluşmasıyla ortaya çıkan lezzetleri, birbirinden özgün tatlarla damakları şenlendiren mutfak hakkında bilgiler sundular.



 Hatay mutfağının tarihini ve kültürel önemini vurgulayan, Hatay Dayanışma Derneğin düzenlediği Etkinliğe, Dernek üyeleri, GTD üyeleri, basın mensupları, gastronomi yazarları, restoran sahipleri, yöresel ürün üreticileri ve elit konuklar katılım sağladılar. Açılış Konuşmasında,  Başkan Fahir Semir Abacı özetle; “Toplantı amacımız Sümerlerden günümüze kadar taşıdığı tarihi kültüre işaret eden Tennurden Diste’, yani ‘Tandırdan Kazana’  isimli belgeseli izlemek.



 Hatay mutfağının tarihi kültürüne dikkat çekmek ve depremden sonra Hatay il ve ilçelerinde Hatay mutfağına uygun gastronomi sokaklarının planlanıp hayata geçirilmesi için dikkat çekmektir. Bu etkinliği organize ettiğimiz kişilere ve katılımcılara teşekkür ediyoruz. Hatay, tarihi ve kültürel zenginlikleri ile bilinen bir turistik destinasyondur. Bu bölgede yaşanan depremler bile Hatay mutfağının zenginliğini yok edememiştir. 6 Şubat 2023 tarihli deprem sonrasında bu mutfağın ayakta kalması için desteklenmesi gerekmektedir. Belediyelerin Hatay il merkezi ve ilçelerinde gastronomi sokakları oluşturmayı planlamaları çağrısında bulunuyoruz. Bu konulardaki taleplerimizi belediye başkanlarına ileterek takipçisi olacağız. 'Tandırdan Kazana' belgeseli Hatay mutfağının tarihi kültürüne işaret etmektedir.”dedi



Belgesel Yönetmeni Prof. Dr. Sedat Cereci, Hatay mutfağının farklı kültürlerin birleştiği bir nokta olduğunu ve Hiristiyan, Yahudi, Sünni, Alevi,  Kürt, Türk, Arap, Ermeni, Rum, Süryani mutfak kültürlerinin harmanlandığını vurguladı

 Türkiye'nin gastronomi turizmi alanında öncü bir konuma gelmesine katkı sağlayan, Ülkemizin mutfak kültürünü tanıtarak ekonomik kalkınmaya da katkıda bulunan, Bu faaliyetler sayesinde Türkiye, gastronomi turizmi anlamında dünya çapında tercih edilen bir destinasyon haline gelmesini amaçlayan, GTD - Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, Hatay mutfağının Türkiye içindeki önemine ve bu güzel lezzetleri ortaya çıkaran  maharetli şeflerimize teşekkür etti.

 GTD Gastro Turizm Derneği, Türkiye'nin mutfak mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli bir köprü görevi üstleniyor. Herkesi bu lezzet dolu yolculuğa katılmaya ve Türkiye'nin gastronomi hazinelerini keşfetmeye davet ediyor.



Özellikle zeytinyağlılarıyla ünlü olan Hatay mutfağında, yöresel sebzelerin ve otların ustaca işlenmesiyle Hatay Dayanışma Derneğince ve Hatay’lı sponsor restoranlar tarafından hazırlanan yemeklerden Çorba, peynir  çeşitleri, babağannuc, haydari, tuzlu yoğurt, humus, yaprak sarma, İçli köfte, kaytaz, lahmacun, biberli ekmek, kömbe, iftarda konuklara ikram edildi. Damaklarda unutulmaz izler bıraktı

Hatay mutfağının şöhreti sadece ana yemeklerle sınırlı değil, tatlılar konusunda da oldukça iddialı olan  "Künefe ve kabak tatlısı ikramlar arasında oldukça ilgi gördü.

 Hatay mutfağının bu kadar zengin ve lezzetli olmasının sebeplerinden biri de, bölgenin tarihi ve kültürel geçmişidir. Hatay, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu da mutfağa farklı kültürlerin izlerini taşımıştır.

 yilmazparlar@yahoo.com

1 Mart 2024 Cuma

Lezzet Göçünün İzinde Aile Mirası Reçeteler-Yılmaz Parlar

  

 Aile Mirası Reçeteler- Kuşaktan Kuşağa Aktarılacak Lezzet Hazinesi

Geleneksel Yemek Tarifleri, Kültürel Mirasın Taşıyıcısı

Lezzet Göçünün İzinde  Aile Mirası Reçeteler




Gastronomi, sadece bir mutfak sanatı olmanın ötesinde, bir toplumun kültürel kimliğinin ve mirasının bir yansımasıdır. Bu bağlamda, aile mirası yemek tarifleri, geçmişin yaşayan birer anıtıdır. Her yemeğin içinde bir hikaye barındırdığı gibi, onları hazırlamak da geçmişin izlerini sürmek ve gelecek nesillere aktarmak demektir. Ailelerin mutfağında yankılanan bu lezzetler, kuşaktan kuşağa taşınarak yaşatılan bir hazine niteliği taşır.



Göçmen Artisan Bakery’nin desteği ile Selin Atasoy’un hayata geçirdiği, Sahrap Soysal’ın danışmanlığını yaptığı Okan Bayülgen’in katıldığı  “Aile Mirası Reçeteler” proje kapsamında kitabı tanıtıldı.




Quasar tower Dada Kabartt’de 29 Şubat 2024 Perşembe günü düzenlenen toplantıda Okan Bayülgen, Selin Atasoy, Sahrap Soysal konuşma gerçekleştirdiler

Kültürel Bağlam ve Değer; Yemek tarifleri, bir kültürün derinliklerine inmek için önemli bir pencere sunar. Her tarif, o toplumun tarihinden, coğrafyasından ve hatta inanç sistemlerinden izler taşır. Bir aile tarifi, sadece bir yemeğin nasıl yapıldığını değil, o ailenin geçmişine dair ipuçları da sunar. Kimi tarifler, bayram sofralarının, düğünlerin ya da özel günlerin vazgeçilmez lezzetleri olarak öne çıkar. Bu yüzden, bu tarifler sadece malzemelerden değil, aynı zamanda anılardan da oluşur.



Gelecek Nesillere Aktarılması: Aile mirası yemek tariflerinin önemi, gelecek nesillere aktarılmasında yatar. Bu tarifler, bir ailenin köklerini hatırlatmanın yanı sıra, yeni nesillere aidiyet duygusu aşılar. Anneannelerden, babaannelerden ya da aile büyüklerinden alınan bu tarifler, genç kuşakların kimliklerini oluşturmalarına katkı sağlar. Ayrıca, bu tariflerin kuşaktan kuşağa aktarılması, bir kültürün devamlılığını ve birliğini sağlar.



Yeniden Canlandırma ve Modernleştirme: Geleneksel yemek tarifleri sadece geçmişi hatırlatmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğe de ilham verir. Modern mutfak teknikleri ve malzemeleriyle birleştirilerek, bu tarifler yeniden canlandırılabilir ve günümüz damak zevkine uygun hale getirilebilir. Bu, geleneksel lezzetleri yaşatmanın yanı sıra, onları gelecek kuşaklara da ulaştırmanın bir yoludur.





Aile mirası yemek tarifleri, sadece mutfakta değil, aynı zamanda bir toplumun kültürel ve tarihsel dokusunu korumanın bir yolu olarak da değerlidir. Bu tarifler, birçok neslin bir araya gelmesini sağlayan, paylaşılan anılarla dolu bir masa oluşturur. Onları korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak, kültürel zenginliğimizi ve aidiyet duygumuzu güçlendirir. Bu nedenle, aile mirası yemek tariflerinin önemi asla küçümsenmemeli ve her bir tarif, bir hazine gibi korunmalıdır.

 


 Aile Mirası Reçeteler” projesi, kapsamında farklı geleneksel reçeteler aracılığıyla bu tariflerin ait olduğu dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye göç eden ailelerin hikayelerini ve tariflerini kapsıyor.

Süryani, Ermeni, Musevi, Rus, Çerkes, Girit, Boşnak, Rum, Kürt, Arnavut, Bulgar ve diğer mutfak lezzetlerinin göçlerden sonra Türkiye’de nasıl yaşatıldığının ve aktarıldığının izlerini taşıyacak kültürlerin uyumunu işaretliyecek.

Aile Mirası Reçeteler, Kitabın içinde tarifi, yazısı olan “Mardin Bereketi” yemek kitabı yazarı Nadya Şener’e Aile mirası yemek tariflerinin önemini sorduğumuzda, “Kültürel mirasımızın korunmasında büyük bir rol oynamaktadır. Bu tarifler, yıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılarak geçmişten gelen bir lezzet yolculuğu sunmaktadır. Bu tariflerin değerini anlamak için; Kültürel Kimliği Koruma, Toplumun Tarihini Taşıma, Yaratıcılığı ve Yetenekleri Geliştirme, Lezzet Deneyimi, Birlik ve Dayanışmayı Teşvik, Gibi noktaları içerdiğinden önemlidir.” Cevabını alıyoruz.

 


Nadya Şener “Yani, aile mirası yemek tarifleri, kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır. Bu tariflerin korunması ve kuşaktan kuşağa aktarılması, geçmişimizi tanımak, birleşmek ve aidiyet hissi yaşamak için önemlidir. Ayrıca, bu tariflerin pratiği, mutfak becerilerimizi geliştirir ve bize özgün tatlar sunar. Aile mirası yemek tarifleriyle büyümek, kendimize ve köklerimize bağlılık duygusu geliştirir.” Şeklinde özetliyor.

 

 yilmazparlar@yahoo.com


22 Ocak 2024 Pazartesi

Ukrayna Konsolosluğu Borş Çorbası -Yılmaz Parlar

  Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Borş Çorbasını Bizzat Yaptı.

Mutfak Diplomasisi; Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğun, Borş Çorbası lansmanı Diplomatik Lezzet Şölene dönüştü.

Şifa dolu lezzet olan UNESCO’nun acil koruma gerektiren somut olmayan kültürel miras listesi’nde yer alan Ukrayna Borş Çorbası İncelikleri Ukrayna İstanbul konsolosluğu tarafından basın mensuplarıyla paylaşıldı.



Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi ve eşi Ludmila Nedilskyi tevazu örneği sergileyerek kendi ülkesinin geleneksel Borş  (Borşka) Çorbasını, varenıkı (Ukrayna usulü mantı) yemeğini ve uzvar (kuru meyveli) kompostosunu bizzat tarifiyle birlikte hazırladılar ve bizzat kendi elleriyle servis ettiler. Tercümanlığı Konsolosluk bünyesinde olan Danışman ve Koordinatör Igor Pasynchuk yaptı.



2023 ve 2024 Michelin yıldızlı belgeli, Şef Necati Yılmaz’ın sahibi olduğu Sultanahmet’de bulunan Deraliye restaurantın ev sahipliği yaptığı mutfakda hazırlanan menü içine Türkiye ve İstanbul sevgisi dahil olunca sıcak dostluk Diplomasiye dönüştü…

Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi ve eşi Ludmila Nedilskyi geleneksel yemeğin hazırlanışını her adımda göstererek, 

ülkelerin kültürünü paylaşma isteği ve tevazusu güzel bir örnek olarak algılandı. Kendi yeteneklerini sergileyip gurur duysalarda, kendilerini diğerlerinden üstün görme yerine herkesle deneyimleri paylaşmayı tercih ettiler.



Ukrayna'nın Lezzeti, Başkonsolosluğun Elinden Çıkan Borş Çorbası 

Konsolosluğun, Diplomatik görevine devam ederken, kendi mutfak kültürünü tanıtmak amacıyla özveriyle hareket ederek, elinden gelenin en iyisini yapma ve bu adımı, kültürel etkileşimi ve anlayışı artırarak iki ülkenin ilişkilerinde bir köprü görevi kurmasına sevginin güçlenmesine katkı sağlaması yadsınamaz.

Konsolosluğun, davet edilen gazetecilere kendi elleriyle hazırladığı yemekler yine kendi elleriyle servis edilmesi hem diplomatik bir jest olarak değerlendirildi hem de turizm potansiyeli açısından önemli bir adım olarak görüldü. Çünkü yemekler, bir ülkenin kültürel kimliğini yansıtan önemli bir unsurdur ve turistlerin bir ülke hakkında bilgi edinmesinde önemli bir rol oynar.

Tevazu ve misafirperverlik örnekleri gösteren konsolosun bu tür etkinlikleri, ülkeler arasındaki kültürel ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesine önemli bir katkı sağlar. Ayrıca, bu etkinlikler sayesinde insanlar farklı kültürleri daha yakından tanıma fırsatı bulur ve hoşgörüye dayalı bir iletişim ortamı oluşur.

Gastronomi ayrıca yerel mutfakları ve ülkelerin sosyoekonomik yapısını anlamaları için önemli bir bilgi kaynağı sağlar. Yemek kültürü, bir ülkenin tarihi, coğrafi ve toplumsal özelliklerini yansıtan bir aynadır. Yerel mutfak hakkında bilgi sahibi oldukça, o ülkenin toplumunu daha iyi anlayabilir ve ülke ile daha etkili bir şekilde iletişim kurabilir.



Doğu Avrupa Mutfağından Lezzetli Bir Tat Olan Kışın Vazgeçilmezi Ukrayna Borş Çorbası Tarifi

Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin eşi Ludmila Nedilskyi’nin inceliklerini ve püf noktalarını anlattığı tarif özeti; 

Ukrayna mutfağı, zengin çeşitliliği ve lezzetli yemekleriyle ünlüdür. Bu yemeklerin en tanınmışlarından biri ise Ukrayna Borş çorbasıdır. 

Ukrayna'nın geleneksel çorba çeşitlerinden biri olan Borş, lezzeti ve besleyici özellikleriyle ön plana çıkar. Genellikle kış aylarında tercih edilen bu çorba, soğuk havalarda vücudu ısıtmak için ideal bir seçenektir.Ukrayna Borş çorbasının ana malzemesi pancardır. Pek çok yöresel farklılık olsa da genellikle et suyu veya tavuk suyuyla yapılan Borş, pancarın kendine özgü kırmızı rengini almaktadır. Borş çorbasının diğer malzemeleri ise genellikle havuç, soğan, lahana, patates ve sarımsaktır. Bunun yanı sıra çeşitli sebzeler de eklenerek zengin bir lezzet elde edilebilir.



Borş çorbasının en önemli özelliği ise ekşi tadıdır. Pancarın ekşi bir tat bırakmasıyla Bilinen bu çorba, fermente edilen bu malzemenin çorbaya eklendiği bir işlemle yapılmaktadır. Pancar, limon ve sirke gibi ekşi tat veren malzemelerle kombinlenerek harmanlanır.

Ukrayna Borş çorbası, sağlıklı ve besleyici özellikleriyle de dikkat çekmektedir. İçerdiği pancar, antioksidan özellikleri ile bağışıklık sistemini güçlendirebilir ve kalp sağlığını destekleyebilir. Ayrıca, içeriğindeki sebzeler ve et suyu sayesinde de vücuda gerekli vitamin ve minerallerin alınmasını sağlar.

Ukrayna mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan Borş çorbası, ülkede önemli bir kültürel mirastır. Özellikle ziyaretçiler için misafirperverlik göstergesi olarak sunulan bu çorba, geleneksel Ukrayna sofralarının vazgeçilmez bir parçasıdır.



Ukrayna Borş çorbası, doyurucu, besleyici ve lezzetli bir çorba olarak dikkat çekmektedir. Ülkenin geleneksel mutfağının önemli bir parçası olan bu çorba, pancarın ekşi tadı ve zengin içeriğiyle farkını ortaya koyar. Eğer Ukrayna'ya yolunuz düşerse, bu lezzetli çorbayı denemek için harika bir fırsatınız olacaktır.

yilmazparlar@yahoo.com


12 Kasım 2023 Pazar

İSAŞDER- 9. Geleneksel Kahvaltısı -Yılmaz Parlar

   Lezzetin Sanatı, Aşçılarımızın Ustalığı Göz Kamaştırıyor 

Aşcılar, zengin bir kültüre ve lezzetli bir mutfak mirasına sahip olan önemli bir meslek grubunu temsil eder. Bu ustalar, yemek pişirme sanatında ustalıkla bezenmişlerdir ve gastronomi dünyasına büyük katkılarda bulunmuşlardır. Aşcılar, sadece malzemeleri pişirerek değil, aynı zamanda yaratıcılıklarıyla da öne çıkarlar. Her bir tabağın arkasında bir hikaye ve özenli bir emek vardır.



Başkanlığını Ahmet Karaman’ın yaptığı Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED) bağlı, 2014 yılında kurulan, Başkanlığını Adem Yılmaz’ın yaptığı, İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER), üyeleri ve misafirleriyle 9. Geleneksel Kahvaltısıyla  Felicita Cafe ‘de bir araya gelerek, yeni projelerini paylaştı. İSAŞDER güzel bir Gastronomi organizasyona imza attı.



Gastronomi dünyasının gerçek kahramanları olan aşçılarımız, sadece yemek pişirmenin ötesine geçiyor; adeta lezzetin sihirli dokunuşlarını sergiliyorlar. Türkiye'nin dört bir yanında bulunan aşçılar, görevlerini bir sanat formuna dönüştürerek damaklarda unutulmaz izler bırakıyor.



AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu’na bağlı aşçılar, mevsimlerin ve bölgesel özelliklerin çeşitliliğini kullanan, yerel tatları ön plana çıkaran bir anlayışa sahipler. Bu, sadece yemekleri değil, aynı zamanda kültürleri ve toplulukları da birleştiriyor. AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu’na bağlı aşçılar, geleneksel tarifleri modern dokunuşlarla birleştirerek klasikleşmiş lezzetlere yeni bir boyut kazandırıyor..

İstanbul Aşçılar Dernegi (İSAŞDER), 9. Geleneksel Kahvaltısı 



İstanbul Aşçılar Derneği Yönetim kurulu başkanı Adem Yılmaz açılış konuşmasında  “2 Şubat asırların felaketi 11 ilimizi vuran deprem felaketi sonrası Avrasya gastronomi ve Aşçılar federasyonu Başkanımız Ahmet Karaman ve yönetim kurulu olarak Hatay bölgemize intikal ettik. 

Ve deprem sonrası 2023 yılı takvimimizdeki tüm organizasyonlar festivalleri iptal kararı aldık. Ülkemiz bu asırların felaketini yaşarken bizler festival vs yapamazdık. Bu kahvaltımızda bir organizasyon değil özlem hasret gidermekti. Hala Hatay bölgemizde federasyonumuz ve derneklerimiz ile görevimizin başındayız.” Kahvaltı toplantısını ifade etti.

Başda mekanın ev sahipliğini üstlenen Atakan Ercan’a ve Kahvaltıya destek veren kuruluşlara teşekkür ederek sahneye davet etdi.

Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED) Ahmet Karaman yaptığı konuşma maiyeti; Her biri kendi alanında uzmanlaşmış ve yaratıcılıklarını zirveye taşımış olan aşçılarımız, sadece malzemelerle değil, aynı zamanda tutkularıyla da yemeklerine hayat veriyorlar. Mutfaklarını birer atölye gibi kullanarak, her bir tabaklarında özenle seçilmiş malzemelerle birleştirerek müşterilerine unutulmaz lezzet deneyimleri sunuyorlar.



Aşçılarımız, sadece mutfakta değil, aynı zamanda etraflarına pozitif enerji saçarak misafirlerini sıcak bir atmosferde ağırlıyorlar. Yemek yapma sürecini bir şölene dönüştüren bu yetenekli şefler, sadece karnı değil, ruhu da besliyorlar. Şeklinde yeni projeleri sundu.

İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yılmaz’a projeleri hakkındaki sorumuza  “2024 Yılında bir çok projemiz var. İstanbul Lezzet Ve Kültür Festivali bunun başında geliyor” Cevabını aldık.

Başkan Adem Yılmaz kendisinden önceki  Başkanlara plaket sunarken Yönetim ve yedek yönetime aşçılık nişanesi taktı.

Rozet takılan yönetim kurulu asil üyeleri Başk Yrd Mehmet Gönül ,Şahin Elaldi,Yalçın Okuyucu ,Sadık Aybaş, Kadınlar Kolu Başkanı Hülya Bektaş..Yedek Yönetim Hasan İzan, Dilek Kıvılcım, Begüm Vardar , Ümit Eroğlu , Canan Ronaer Alagöz, dernek başkan asistanı Özge Çelen.. 



Gastronomi, insanların hayatında önemli bir yer işgal eden bir sanat ve bilim alanıdır. Lezzetli yemekler, kültürler arası iletişimi güçlendiren bir köprü görevi görerek insanları bir araya getirir. Her ülkenin kendine özgü mutfağı, tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yansıtarak benzersiz bir lezzet zenginliği sunar. Şefler, malzemeleri ustalıkla kullanarak yemekleri sadece bir besin kaynağı olmaktan çıkarıp bir sanat eserine dönüştürürler.

Mutfaklarını birer sanat galerisine çevirerek sadece lezzetleri değil, aynı zamanda görsel bir şölen sunan, yaratıcılıkları, damaklarda bıraktıkları izlenimleri unutulmaz kılan bu usta aşçıların oluşturduğu Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED bağlı Dernekler;

AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu Başkanı Ahmet Karaman, İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yılmaz, Trakya Turizm Ve Gastronomi Derneği Başkanı Güner Şen, Elazığ Turizm Ve Gastronomi Derneği Başkanı Harun Seyran, Marmara Profesyonel Ve Aşçılar Derneği Başkanı Durmuş Yılmaz, AGAFED Öğrenci Başkanı Efe Yılmaz

yilmazparlar@yahoo.com


9 Kasım 2023 Perşembe

Gastronomide Rota Yalova-Yılmaz Parlar

  Gastronomide Rota Yalova

Medeniyetleri özel kılan sahip olduğu tarihi birikimden süzülerek gelen mutfak kültürüdür.Bir milletin kimliği olan sofra ve yemek kültürü o ülkenin tanınabilmesi için o ülkenin mutfak kültürünün mutlaka tanınması şartı önde gelir

Başkanlığını Gürkan Boztepe’nin yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği ve Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya’nın ev sahipliğinde “Yalova Gasronomi Günü” zirvesi düzenlendi.

Gelenekler bir toplumu oluşturan önemli unsurlardır. Kültürel mirasımız, alışkanlıklarımız, bilgimiz ve davranışlarımız onlara özel önem verdiğimiz için değişmez. Yüzyıllar geçmesine rağmen aynı kalma sebebi geleneklerimizdendir. Bunları tanıtdığımız zamanda markalaşırız.



Bunun bilincinde olan Yalova; Turizm ve Gastronomi türevlerince değerlerin katkıları ile “Yalova Gastronomi Günü” zirvesi ruh bularak, kendi mutfağını, ürünlerini ve turizmini tanıtmaya cesur adımlar atarak, ekonomisini canlandırmaya kilitlendi.

Her şeyden önce bir tarım kenti olan muhteşem bereketli çok verimli topraklar üzerindeki yeşil Yalova birçok kimliğe sahip nadir şehirlerimizden biri olarak sanayi kadar, tarih, kültür ve turizm açısından da değerli.



Yalova sahip olduğu tüm değerlerin yanında aynı zamanda bir turizm şehri. Turizmin en büyük tetikleyicilerinden bir tanesi de gastronomi. Turist geldiğinde yemek istiyor, içmek istiyor. İşte bu noktada var olan potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek niyetindeler. Coğrafi işaretli ürünlere sahipler, kadın kooperatifleri var. 

Mevcut potansiyeli daha yukarı çıkarmak, Yalova'yı bu coğrafyanın en ünlü gastronomi destinasyonlarından biri halinde getirmek için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladılar.

Coffe Chef'te yöresel ürünlerle hazırlanmış kahvaltı tanıtımı ile başlayan “Gastronomi Günü” 250 civarında çeşit kuşun yaşam bulduğu harika Yalova Hersek Lagünde flamingoların izlenimi ile devam etdi.

Kuş Gözlem noktası ve binlerce tohumun yetiştirildiği Tıbbi Aromatik bitkiler bahçesini gezen Gastronomi Turizm Derneği üyeleri ve Basın mensupları, yapılan faaliyetleri Altınova Belediye başkanı Metin Oral tarafından bilgilendirildi.



Zaman zaman Yalova kenti için planladıkları projeleri paylaşan, Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya Yalova'nın kendine has coğrafi işaretli ürünlerinin olduğunu ve bu ürünlerin Türkiye pazarında hak ettiği yere gelmesi için hep beraber el birliği ile çalışmak gerektiğinin altını kalın çizdi.

 Yürüyen Köşk-Termal Kaplıcalar 

Ata’mızın Yürüyen Köşk ile ilgili bilgiler ilgili Müze yetkilileri tarafından aktarıldı. Ata’mızın çınar ağacın dalı kesilmemesi için akıllara durgunluk veren mimarlık mühendislik ustalığı ile köşkün yeri kaydırılması doğa sevgi bilincini zihinlerde yankılandırdı.

Limak Thermal Hotel'de yenilen öğle yemeğinde Yalova’ya özel yöresel ürünlerle hazırlanan menü Şef tarafından tarifi açıklandı. Gastronomi tam not aldı.  

Yalova Gastronomi Günü Paneli 

Yalova Sanayi ve Ticaret Odası salonunda sektör için geliştirilen projeler panel ile sunuldu.

Panel,n moderatörlüğünü GTD Yön. Kur. Başkanı Gürkan Boztepe üstlendi. Turan Eselioğlu, Yalova Uygulama Oteli Şefi Ferit Usta, Hasan Soygüzel, Yılmaz Boz, Hüseyin Kurtoğulları ve Efsun Dindar gibi isimler panelistlerdi.

Son derece hiperaktif panel yürüten GTD Yön. Kur. Başkanı Gürkan Boztepe; Bu yıl ilk defa yapılan Sanayi ve Ticaret Odası sempozyumu toplantısı ile Gastronomi  sektörüne yeni bir soluk kazandırmayı ve sınırları ortadan kaldırmayı amaçladıklarını söyledi. 

Gürkan Boztepe, “Rekabet gücümüz, dünyaya hızla uyum sağlayan bakış açımız ve vizyonumuz sayesinde sınırları aşacağımıza inanıyoruz. Gastronomi Turizm sektörüne iş birliklerinin ve ortaklıkların kurulmasını cesaretlendirirken, yeni destinasyonlar ile kültürel deneyimler hakkında fikir alışverişleri yapacağız” dedi.  

Plantur Başkanı Hüseyin Kurtoğulları, Türkiye’nin Gastronomi alanında turizm gelirinin artması için Valiliklerin, Ticaret ve sanayii odalarının yurt içi ve yurt dışı kurumlarla yapılan iş birliklerinin önemine dikkat çekti. ‘’Önümüzdeki yıllarda Gastronomi  turizmi sektörünün dünya ekonomisindeki yerinin çok daha artacağını öngörüyoruz'' dedi. Paydaşlar arasında sinerjinin yakalanması açısından bilgilendirme   toplantılarının çok etkili ve önemli olduğunu düşündüğünü ekledi.


 

Yalova Valisi Hülya Kaya toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayarak, GTD önderliğindeki toplantının sektöre yeni bir sinerji getirmesini beklediklerini belirtti. 

Yalova’yı layık olduğu yere çıkaracağı inancını tüm katılımcılara hissetdirdi

Başkan Gürkan Boztepe’ye GTD hakkındaki sorumuzu yönelttik; Boztepe,“Gastronomi Turizmi Derneği; firmaların sadece gastronomik anlamda değil A’dan Z’ye her konuda sektöre kazanımlarını sağlarken onların marka değerini arttırmak, pazar paylarını büyütmek, fuar ve kongre faaliyetlerini organize etmek, uluslar arası alanlarda firmaların danışmanlığını yaparak sektörde büyümelerini sağlamak, festivaller düzenleyerek her alanda onları görünür kılmak ve etkinlik/catering faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulmuştur.” Dedi

yilmazparlar@yahoo.com 

Anneler Günü’nde Gastronomi ve Emek Buluştu-Yılmaz Parlar

    Sancaktepe’de Şeflerden Anlamlı Organizasyon Anneler Günü; sevginin, fedakârlığın, emeğin ve karşılıksız özverinin en anlamlı şekilde ha...